Bezgin Bekir

Author name: Bezgin Bekir

Avatar photo
Kemal Varol’dan Zamana ve Hafızaya Dokunaklı Bir Ağıt: Onu Sevdiğim Zamanlar
Gündem

Kemal Varol’dan Zamana ve Hafızaya Dokunaklı Bir Ağıt: Onu Sevdiğim Zamanlar

HAFTANIN KİTABI ” Hafıza, insanı bazen en beklemediği sokaklarda kıstırır; Kemal Varol tam da o sokakların şairi. Kemal Varol, edebiyatımızın yaşayan en güçlü hafıza işçilerinden biri. Arkanya serisiyle kurduğu o devasa evren, bu kez daha kişisel, daha lirik ve belki de en dokunaklı haliyle karşımızda. Onu Sevdiğim Zamanlar, sadece bir aşkın değil, bir şehrin, bir […]

Gündem

250 Milyon Dolarlık Bütçesini 48 Saatte Çıkardı: İthaka’ya Varamamak

Tam 250 milyon dolar yapım bütçesi, dakikada 800 dolar harcayan özel IMAX 70mm kameraları, 7 ülkede sürdürülen 91 günlük zorlu çekimler ve tüketilen 600 kilometrelik film şeridi… Christopher Nolan’ın son devi The Odyssey, beyaz perdeye adım attığı ilk 48 saat içinde 264,1 milyon dolar küresel gişe hasılatına ulaşarak devasa bütçesini iki günde çıkardı. Set arkasından

Gastro

Zamanı Durduran Karışım: Bezgin Negroni ve Rehavetin Felsefesi

Modern hayat bize durmaksızın “hareket et” derken, İtalyanların sinema tarihine ve gastronomiye armağan ettiği en büyük felsefelerden biri dolce far niente — yani “hiçbir şey yapmamanın o tatlı rehaveti”dir. Bu felsefenin bardaktaki en dürüst, en çıplak karşılığı hiç şüphesiz Negroni’dir: tatlının, acının ve sertin beraberliği. Bezgin Bekir’in bar ünitesinde yer alan Bezgin Negroni, bu dengeyi

Cinepub, Etkinlik

Duyuların Estetiği ve Hakikatin Parçalanışı: Zehra Çelenk ile “The Conversation” Üzerine

Bezgin CinePub & Events Bazı anlatılar vardır; zihnimizde bıraktıkları tortu yalnızca olay örgüsünün bittiği yere borçlu değildir. Perdeden taşan o tekinsiz ton, adımların ritmi, seslerin boğukluğu ve her karede kendini hissettiren o yoğun atmosfer, bizi hikâyenin kendisinden çok daha derin bir yere, kendi duyularımızın sınırlarına fırlatır. Francis Ford Coppola’nın 1974 yapımı başyapıtı The Conversation (Konuşma),

Mecmua

Hafızanın Çok Sesli Beşiği: Dergûş Albümü Üzerine

  Modern dünya, bizi durmaksızın üretmeye, tüketmeye ve her an “aktif” kalmaya zorlayan görünmez bir performans kırbacıyla dönüyor. Zaman, artık içinden geçilen bir nehir değil, son damlasına kadar sağılması gereken bir kaynak. Boş durmak, sadece pencereden dışarıyı izlemek veya bir düşüncenin peşinden aylakça sürüklenmek, bugünün verimlilik dini tarafından “günah” kabul ediliyor. Peki ama nereye yetişiyoruz?

Scroll to Top