Bezgin Bekir

Author name: Bezgin Bekir

Avatar photo
Gündem

Kemal Varol’dan Zamana ve Hafızaya Dokunaklı Bir Ağıt: Onu Sevdiğim Zamanlar

HAFTANIN KİTABI ” Hafıza, insanı bazen en beklemediği sokaklarda kıstırır; Kemal Varol tam da o sokakların şairi. Kemal Varol, edebiyatımızın yaşayan en güçlü hafıza işçilerinden biri. Arkanya serisiyle kurduğu o devasa evren, bu kez daha kişisel, daha lirik ve belki de en dokunaklı haliyle karşımızda. Onu Sevdiğim Zamanlar, sadece bir aşkın değil, bir şehrin, bir […]

Gündem

Nolan’ın “Odyssey”inden İlk Detaylar: Dijital Çağda Analog Bir Bekleyiş

Christopher Nolan’ın merakla beklenen yeni projesi Odyssey, henüz vizyon yüzü görmemiş olmasına rağmen sinema dünyasının ve endüstri eleştirmenlerinin gündemini meşgul etmeye başladı. Dijital kolaycılığın ve yapay zeka destekli görsel efektlerin sektörü tamamen ele geçirdiği bir dönemde Nolan; sızan ilk detaylara göre Odyssey ile analog sinemanın ve pratik efektlerin sınırlarını zorlamaya hazırlanıyor. Sektör kaynaklarından ve set

Gastro

Zamanı Durduran Karışım: Bezgin Negroni ve Rehavetin Felsefesi

Modern hayat bize durmaksızın “hareket et” derken, İtalyanların sinema tarihine ve gastronomiye armağan ettiği en büyük felsefelerden biri dolce far niente — yani “hiçbir şey yapmamanın o tatlı rehaveti”dir. Bu felsefenin bardaktaki en dürüst, en çıplak karşılığı hiç şüphesiz Negroni’dir: tatlının, acının ve sertin beraberliği. Bezgin Bekir’in bar ünitesinde yer alan Bezgin Negroni, bu dengeyi

Cinepub, Etkinlik

Duyuların Estetiği ve Hakikatin Parçalanışı: Zehra Çelenk ile “The Conversation” Üzerine

Bezgin CinePub & Events Bazı anlatılar vardır; zihnimizde bıraktıkları tortu yalnızca olay örgüsünün bittiği yere borçlu değildir. Perdeden taşan o tekinsiz ton, adımların ritmi, seslerin boğukluğu ve her karede kendini hissettiren o yoğun atmosfer, bizi hikâyenin kendisinden çok daha derin bir yere, kendi duyularımızın sınırlarına fırlatır. Francis Ford Coppola’nın 1974 yapımı başyapıtı The Conversation (Konuşma),

Mecmua

Minima Moralia ve Yavaşlığın Estetiği

Modern dünya, bizi durmaksızın üretmeye, tüketmeye ve her an “aktif” kalmaya zorlayan görünmez bir performans kırbacıyla dönüyor. Zaman, artık içinden geçilen bir nehir değil, son damlasına kadar sağılması gereken bir kaynak. Boş durmak, sadece pencereden dışarıyı izlemek veya bir düşüncenin peşinden aylakça sürüklenmek, bugünün verimlilik dini tarafından “günah” kabul ediliyor. Peki ama nereye yetişiyoruz? Theodor

Scroll to Top